Diğer Yemeklerimiz

Yöremize özgü çok sayıda yemek bulunmaktadır. Bunların bir kısmını üst menüde anlatmıştık. Diğerlerini de şu şekilde sıralayabiliriz;


– Karıncabaşı:
Gaygana ile benzerlik gösteren karıncabaşının gayganadan farkı un kullanılmamasıdır. Yumurta genişçe bir kapta bol tereyağı ile pişirilir. Tereyağı kızarmadan yumurtanın dökülmemesine özen gösterilir ve isteğe göre çok az diri tuz atılır. Hemen ardından üzerine pekmez ilave edilerek karıştırılır. Pişen yemeğimiz kaşıkla gelişigüzel küçük parçalara ayrılarak sıcağıyla ikram edilir.


– Dökme:
Yöreye özgü bir lezzet olan dökme, bezirgan aşına çok benzer bir yemektir. İlk olarak; bir kapta tereyağı eritilerek üzerine ölçüsüne göre pekmez dökülür. Ardından, pekmez kaynayıncaya kadar karıştırılır. Daha sonra sacta veya tavada kızartılan yufka ekmek ovalanarak küçük parçalara ayrılır ve tepsiye serilir. Hazırladığımız tereyağlı pekmez, üzerine dökülür.


– Armut (Ahlat) Turşusu:
Ağzı kapaklı, derince bir kaba 2 birim sirke – 5 birim su koyulur ve bir çorba kaşığı tuz eklenerek iyice karıştırılır. Ahlatlar yıkandıktan sonra hazırladığımız karışıma eklenir ve üzerine bölgemizde yetişen sirke otlarından koyulup kapak kapatılır. Takriben 15 gün sonra armut turşumuzu afiyetle yiyebilirsiniz. Kış aylarında çerez olarak bolca tüketilen bir turşu olan ahlat turşusunu yaparken kullanılan ahlatların çakıllı olmaması ve tam olgunlaşmamış olması gerekir.


– Ekmek övmesi:
Genişçe bir tavada tereyağ eritildikten sonra ovalanan yufka ekmekler tavaya dökülerek rengini alıncaya kadar kızartılır. Ardından, damak zevkine göre birkaç tane yumurta kırılır ve tuzu da eklenerek karıştırılır.


– Kar Pekmezlemesi:
Yöremizde bolca bulunan üzüm bağlarından elde edilen pekmez ile kar karıştırılarak yapılır.


– Kak Suyu:
Kak yapmak için çoğunlukla elma, armut ve ahlat kullanılır. Kak yapılacak meyveler toplandıktan sonra ince ince dilimlenerek kurutulur. Kurutulan meyveler kış mevsiminde çerez olarak tüketildiği gibi; bir miktar su ile kaynatılarak soğuk kış günlerinde tüketilir.


– Cilbir:
Geniş bir tencereye su, tuz ve sirkeyi konarak kaynatılır. Su kaynayınca yumurtaları suyun içine kırılır. Yumurtaların birbirine yapışmasını önlemek için sırayla kırmak gerekir. Pişen yumurtalar el kevgiriyle sudan alınarak tabağına konur ve üzerine yoğurt dökülür. Başka tavada tereyağı eritilir ve içine toz biber atılarak karıştırılır. Hazırlanan toz biberli tereyağı, yoğurdun üzerine gezdirilerek servis edilir.


– Tarhana:
Tarhana için kullanılacak buğday temizlendikten sonra “Yarma” adı verilen kırım işlemine tabi tutulur. Kepeği savrulduktan sonra daha önceden hazırlanan yoğurtla karıştırılan yarma, bir miktar tuz ve isteğe göre biraz su ile karıştırılarak derin kazanlarda odun ateşinde pişirilir. Tarhana pişerken dibi tutmaması için özel kazan kürekleri ile devamlı karıştırılır. İstenilen kıvama gelen tarhana ocaktan alınır.
Bu esnada üzerine eritilmiş tereyağı dökülen tarhana bu haliyle de zevkle tüketilebilir fakat, özünde bir kış yemeği olduğundan dolayı kurutma işlemine tabi tutulması gerekir.
Kurutma için geniş bezler kullanılır. Bez üzerine parçalar halinde dökülen tarhana güneşte kurumaya bırakılır. İyice suyunu çektikten sonra serin ve rutubetsiz bir yerde saklanarak kış mevsiminde çorbası yapılarak tüketilir.


– Koca hamur
– Tahin Helvası
– Un tarhanası
– Gölle