Düğünlerimiz

Düğünlerimiz, geleneklerimizin en çok dikkat çektiği merasimlerimizdendir. Ancak, düğünlerimizde bundan 40-50 yıl öncesine kadar devam eden bazı gelenekler kaybolma noktasına gelmiştir.

Düğünlerimiz genellikle güz mevsiminde yani harman sonu ve hafta sonu tatillerinde yapılmakta olup, cumartesi günü öğleden sonra başlar ve pazartesi günü Gelin Yanı (Erte) dediğimiz bölümle son bulur.

Kız isteme merasiminden sonra, kız ve oğlan evinin ileri gelenleri bir araya gelerek düğün tarihini belirlerler ve hazırlıklar başlar.

Düğüne bir hafta kala, oğlan evi yufka yazma gününü komşulara duyurur. Yufka günü bütün köy kadınları evlerinden bir tabağa, kileye un basar ve unun üzerine yeşil bir ağaç dalı dikerek yufka evine getirirler. Hediye unlarını hamur teknelerine döken kadınlar işbirliği içerisinde hamuru yoğururlar, beze düzerler, yufkayı açarlar ve pişirirler.

Düğüne bir-iki gün kala, düğün pilavının üzerine dökülecek etlerin hazırlanması gerektiğinden koyun, keçi veya danalar kesilerek etler doğranır ve dinlenmeye alınır. Ayrıca, düğün pilavı için gerekli siniler (büyük tepsi) komşulardan tedarik edilir. Çiftlerin resmi nikahı kıyılır.

Artık, düğüne çok az zaman kalmıştır. Yufkalar ıslatılır ve düğün evinin bilinmesi için dama Türk Bayrağı dikme vakti gelmiştir.

İlk gün öğleden sonra çalgı ekibinin önderliğinde köydeki tüm haneler gezilerek, hem kına gecesine davet yapılır hem de düğünde yakılacak odunlar toplanır. Ev sahibi olsun olmasın her evden odun alınır. O gün evinde bulunamayacak kişiler odunlarını kapının önüne bırakmışlardır. Ardından, köy halkı uzak yerlerden gelen yatılı davetlileri misafir etmek için akşam yemeğine davet eder ve yatılı misafir paylaşımı da yapılmış olur.

Akşam yemeğinden sonra çalgı ekibi oğlan evi tarafını toplar ve hep birlikte kına gecesi için kız evine gidilir. Kına gecesinin yapılacağı alan önceden hazırlanmıştır. Kadınlar ve erkekler farklı alanlarda eğlenmeyi tercih ederler.

Çalgı ekibi çalmaya başlayınca, kına gecesinin yapıldığı meydana devasa bir ateş yakılır. Alanı kuşatan misafirler, çalgı ekibi köçeklerinin kaşıklarla oynadığı yöresel oyunlara eşlik ederler. Herkes bu oyunlara katılabilir. Eğlencenin son zamanlarında istek türküler ön plana çıkar. Avşar elleri, cezayir gibi türküler isteklerde önde gelen türkülerdir. Eski zamanlarda köyden birkaç genç değişik kılıklara girerek (yapay sakal, bıyık, saç, baston vs. gibi aksesuarlar kullanılırmış.) eğlenceye katılır ve misafirleri eğlendirirmiş fakat, son zamanlarda bu gelenek yok olmuş durumdadır.

Erkekler çalıp oynarken, kadınlar kınayı hazırlarlar ve tef (def) eşliğinde kendi aralarında çalıp oynarlar. Hop ninnayı, develi gibi yöresel türküler kadınlar arasında kına gecelerinde çokça söylenen türkülerdir. Gelinin ve damadın kınası bir takım ritüeller eşliğinde yakılır(?) İlaveten, kına gecesi evlenecek gençlere verilmek üzere kız evinden eşya çalmak adettendir. Bu eğlencelerin ardından kına gecesi son bulur.

Kız evinden döndükten sonra çalgıcılar yatılı misafir kabul eden evleri gezerek misafirleri üç-dört saat daha eğlendirirler.

Sabah erkenden oğlan evinin büyükleri ile birlikte komşular toplanarak, yemek hazırlıklarına başlarlar. Davulcu dama çıkarak davul çalmaya başlayınca davulun sesini duyan kadınlar evlerinden tabaklara bulgurları doldururlar ve düğün evine getirip çuvallara dökerler. Bu hazırlık, düğünlerimizde misafirlere ikram edilen Düğün Pilavı (Etli Pilav) içindir. Ardından pilav kazanları kurulur, düğün pilavının öğle namazı çıkışına hazır olması için hummalı bir çalışma başlamıştır.

Damat adayı öğle namazına sağdıçla beraber gider. Camide damadın ayakkabısını çalmak gelenek olduğundan sağdıca büyük iş düşer. Sağdıç, ayakkabıyı kaptırırsa kesilen cezaya razı olmak mecburiyetinde kalır ki sadece camide ayakkabıyı korumak yetmez; sağdıca ceza kesmek için damadı dahi kaçırabilirler. Bu yüzden sağdıç uyanık olmak zorundadır. Namazdan sonra oğlan evine gelen imam, damadın boynuna al dolar ve kıble yönüne dönerek birlikte dua ederler.

Hazırlanan düğün pilavı ve yufka sinilerle misafirlere ikram edilir. Pilavdan arzu edenler evlerine de götürebilirler. Yemek yendikten sonra gelin alma vakti yaklaşmıştır.

İkindi vaktine doğru oğlan evi gelin alma için hızlı bir şekilde hazırlıklara başlar. Başta gelini taşıyacak binek olmak üzere binekler süslenir; her bineğe havlu, mendil bağlanır. İlk gün dama asılan bayrak direği yerinden alınarak o da süslenir ve bayrak, bayraktara teslim edilir. Ardından, güle oynaya gelin almaya kız evine gidilir. Gelin alma için eskiden atlı kafile kurulurken günümüzde bu yolculuk arabalarla yapılmaktadır.

Kız evine varınca çalgı ekibi kız evinin önünde bir süre çalar. Oğlan ve kız evinden isteyenler oyuna katılır. Bu esnada kız ve oğlan evinin bayraktarları bir araya gelirler ki bayrak direğinin gösterişi eskiden bayrak kavgasına adı altında birçok itilafa sebep olurmuş.

Kız evi, hızlı bir şekilde oğlan evinin bineklerini havlu, mendil gibi hediyelerle süsleyerek gelen misafirlere lokum, bisküvi, leblebi, üzüm gibi ikramlarda bulunur.

Tüm bunlar olurken, kız evinin hazırladığı çeyizler bineklere yüklenir. Bu esnada, çeyiz sandığına oturtulan gelinin küçük kız kardeşini veya kuzenini buradan kaldırmak sandık parası adı altında bir geleneğe malolur. Gelinin evden çıkma zamanı gelince gelinin sağdıcı gelini odaya kilitler ve pazarlığa başlar. Sonuçta kapı parası adında bir miktar parayı alarak kapıyı açmaya razı olur. Gelin, damadın babası tarafından arabaya bindirilir ve kafile halinde köy gezilir. Gençler gelinin bindiği bineğin önünü keserek bahşiş alırlar.

Oğlan evine gelen gelin ayakbastı hediyesi talep ederek binekten inmek istemez. Bu hediye inek, keçi veya koyundur. Oğlan evi tarafından verilen bu hediye, kıza verilmek üzere enlenir (işaretlenir).

Gelin binekten inerken, köyün imamı veya ileri gelenlerinden birisi tüm misafirlerle birlikte gelin ve damadın saadeti için dua ederler. Eş zamanlı olarak gelinin ayağı uğur getirsin niyetiyle kurban kesilir. Kurban kesilirken, damadın arkadaşları kurbanlığı almak için birbiriyle yarış halindedirler.
Bu sırada damda elinde bir tabak ve içerisinde buğday, şeker ve madeni para ile bekleyen damat, bunları gelinin üzerine atar. Ardından, damat damdan iner ve gelini babasından teslim alarak koluna girer. Merdivenlerde gelinin eline bir toprak testi verilir. İçi su dolu testiyi hızla merdivene vurur. Eğer testi kırılmazsa gelini beceriksiz olarak yorumlarlar.

Bu esnada, oğlan evine gelen kızın akrabalarını kömür ile karalamak adettendir.
Gelin yeni evine girmek üzereyken damat, ağzı tatlı olsun niyetiyle geline bir kaşık bal ikram eder ve bir miktar bal ile tereyağı gelinin gireceği kapının üst pervazına sürülür. Aynı zamanda oğlan evinden bir kadın, dinine bağlı olsun niyetiyle gelinin başı üzerinde Kuran-ı Kerim gezdirir. Bu arada, damat ve gelin birbirlerinin ayağına basmaya çalışırlar. Hangisi önce ayağını diğerinin ayağına basarsa evde onun sözü geçeceği düşünülür. Damat ve gelin eve girince sağdıç, damadın ayakkabılarını ve ceketini kaptırmamak için dikkatli olmak zorundadır. Damat gelini odasına götürür ve kendisi evden ayrılır.

Damat kız evine gider, kayınbaba ve kayın anasının elini öper, pişirilen yağda yumurtayı yer. Bu sırada, gelinin yeni evine ayağı alışsın diye evdeki diğer hanımlar gelini bir süre oynatılır.

Damat yatsı namazından sonra arkadaşlarıyla eve gelir. Hoca dua yapar. Damadın arkadaşları duadan sonra damadın sırtına yumruk vurmaya çalışırlar. Son zamanlarda yumruk vurmak biraz daha abartılmış olup yerini patates ve hatta yumurtaya bırakmıştır. Yapılan dua ile birlikte damat gerdek odasına uğurlanmış olur. Damadı uğurlayanlara kız evinden gelen baklava, et gibi yiyecekler ikram edilir. Gerdek odasına giren damat ise geline yüz görümlüğü için altın takar.

En son günün sabahı gelin yanı (erte) denilen tören yapılır. Bu merasimde, özellikle kız evi tarafı kadınları toplanırlar, gelini oynatırlar ve gelinin odasını gezerler. Amaç gelinin yaptığı el işlemelerini ve çeyizini görmektir. Gelin yanına, gelinin annesi hariç tüm kız evi kadınları katılabilir. Öğlen birlikte bulgur pilavı yenir ve düğün merasimi son bulmuş olur.